2006 yılında ABD’de baş gösteren konut krizi ve sonrasında yaşanan ekonomik kriz sonucunda birçok banka iflas açıkladı. İşsizlik artarken borsa dibe vurdu. Bu krizi, diğer ekonomik krizlerden ayıran bir özellik de gelişen teknoloji sayesinde insanları geleneksel sistemlere alternatif üretme konusunda teşvik etmesi oldu. Bu dönemde ortaya çıkan sanal para birimi Bitcoin ve aslında Bitcoin’in üzerine kurulduğu yaklaşım olan Blockchain popülarite kazanmaya başladı. Devletler ve bankalar da bu sistemi nasıl kullanabilecekleri üzerine çalışmalar yapmaya başladılar.

2009 yılının başlarında Satoshi Nakamoto takma adıyla bir kriptoloji uzmanı tarafından ortaya atılan prensipler doğrultusunda Bitcoin mekanizması da “kripto para birimi” olarak ortaya çıktı. Geleneksel finansta ortaya çıkan sorunları ortadan kaldırabileceği ümidiyle insanlar tarafından da takip edilmeye başlandı. Peki nedir bu Blockchain?

Kelime anlamı: Blok(Block)+Zincir(Chain). Farklı blokların zincir halinde dizilmesi ve her blokun kendinden bir önceki ve/veya bir sonraki blokun kimliğini taşıması üzerine kurulu bir sistem. Bankaların kullandığı gibi kapalı bir veri tabanından ziyade açık bir sistem. Blockchain’i geleneksel finans sistemine alternatif kılan ise manipüle edilemiyor oluşu. Zira her blok zinciri farklı veri havuzlarında depolanıyor ve zincir üzerinde bir değişiklik yapılması durumunda tüm veri havuzlarının onayından geçmesi gerekiyor.

Sözgelimi, siz elinizdeki evi sattınız ve blok zinciri içerisinde, evinizin tapusunu içeren blokta değişiklik yaptınız. Bu değişikliğin kabul görmesi için aynı blok zincirinin diğer mensupları tarafından da onaylanması gerekiyor. Dolayısıyla geleneksel finansın sürekli kriz üretme sebebi olan manipülasyon bu sistemle etkisini yitirmiş oluyor. Ayrıca güvenlik bakımından da geleneksel finanstan daha üstün performans gösteriyor Blockchain. Zira, sizin bir bankadaki bilgileriniz o bankanın kapalı veri havuzunda depolanıyorken, Blockchain’de birbirinden farklı yüzlerce, binlerce, hatta milyonlarca veri havuzunda da depolanabiliyor. Dolayısıyla daha güvenli bir ortam sağlanmış oluyor. Veriler üzerinde değişiklik yapılması, kapalı bir sistemdeki gibi olmuyor; bir onaylama mekanizmasının çalışmasını gerektiriyor.

Bugün tüm dünya devletleri ve büyük şirketler Blockchain teknolojisi üzerine Ar-Ge çalışmalarına devam etmekte. Verilerin farklı kaynaklardan tek bir merkeze toplandığı geleneksel sistemden ziyade, verilerin eşdeğer odaklar arasında ortak bir dolaşıma sahip olduğu bu sistemde hataların kriz yaratma olasılığı da düşmüş oluyor. Sadece ekonomiyi değil, bir takım verilerin dolaşımda olduğu her sektörü yakın gelecekte baştan aşağıya değiştirmesi beklenen Blockchain’i yakından takip etmekte fayda var!

hebe